Ana içeriğe atla

Kadınlar Vaizi

 


   

    Kadınlar Vaizi en sevdiğim yazarlardan biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar’a ait. Elimdeki kitap Mavi Çatı Yayınları tarafından basılmış. Kitaba geçmeden önce editleme kısmının beni biraz hayal kırıklığına uğrattığını söyleyebilirim. Kitap editi yapan biri olarak aynı sayfayı defalarca okumanın verdiği göz yorgunluğu, zihnin otomatik olarak doğru algılayıp tamamlaması ve bunun sonucunda bazı harf ve kelime hataları elbette olabilecek durumlar, ama bunun çok fazla olması, konuşma cümlelerinin karman çorman edilmesi ise okuyucunun gerçekten keyfini kaçıracak eksilere dönüşüyor. İçindekiler sayfası da bulunmuyor kitapta. Bu benim için önemli bir detay, o yüzden ekleme ihtiyacı duydum. Başka bir baskısında bu hataların düzeltilip düzeltilmediğini inceleme şansım olmadı ama alırken bunu göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Farklı bir yayınevinin de tercih edebilirsiniz. 

    Kitaba gelecek olursak eğer, kitaba adını veren hikaye ve onu takip eden kısa öykülerden oluşuyor. İçinde toplam 10 farklı hikaye var. Daha önce Hüseyin Rahmi Gürpınar okuduysanız aşina olduğunuz o dil ve kurguyu bulacaksanız. Yazıldığı dönemin üzerinden uzun yıllar geçmiş olmasına rağmen bazı şeylerin hiç değişmemiş olduğunu görmek yüzünüzde buruk bir his oluşturacaktır. 

 

    Yazar, genel olarak kitaplarında cahilliğin ne kadar tehlikeli olabileceğini gösteren bir çerçeve çizerek bilginin kıymetini okuyucusuna bir kez daha sunuyor. Benim en keyif alarak okuduğum yazarlardan bir olan Gürpınar, çizdiği trajikomik durumları ve yarattığı (neredeyse birebir tanıyor olabileceğinizi hissettiren) karakterleriyle okuyucuyu saran bir yazar. Öte yandan da kitap okumanın keyfini deliksiz bir şekilde hissetmemi sağladığını ekleyebilirim. Yazar dili ve edebi kurgusuyla benim için ayrı bir yerde. Nerede bir kitabını görsem mutlaka duraksayıp incelerim. Bir sabah işe giderken kitabına öyle bir dalmışım ki, okurken az kalsın metroda durağımı kaçırıyordum. (Başka bir kitabıydı.)

    Kitabın içeriğine dönecek olursak Hüseyin Rahmi Gürpınar bu kitabındaki hikayelerde kadınları ana karakter olarak almış. Birden fazla kadınla tanıştırıyor bizleri. Kocasını çok seven mi isterseniz, kıskançlığından deli divane olan mı hepsi bu kitapta. Oldukça ince bir kitap olduğu ve açıkçası kitaptaki öyküleri tenzih ederek zor bir okuma serüveni verdiği için çok fazla detaya giremiyorum. Kitabı merak edenler başka bir yayınevinden okumalı hatta ben de denk gelirsem bu şekilde yeniden okuyacağım. 


Keyifli okumalar...🐾



Kadınlar Vaizi 


Hüseyin Rahmi Gürpınar


Mavi Çatı Yayınları


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benküre / Planet I?

Yapay Zeka sanatına hazır mıyız? Bu sergi sayesinde haberim olan mekan Zülfaris Karaköy, Odeabank’ın dijital ve yeni medya sanatına odaklanan O’art platforumu tarafından gerçekleştirilen Benküre / Planet I? sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi eserleri, heykeltıraş  @handesekerciler  ve yeni medya sanatçısı  @ardayalkin ’dan oluşan sanatçı ikilisi  @wearehaar ’ın disiplinler arası çalışmalarından oluşuyor.   Mekanın bahçesinde bir heykel yerleştirmesi sizi karşılarken, ilk katı müziğe, üst katı ise heykel, resim ve vitray çalışmalarına ayrılmış. Sergide, mermer, cam, metal gibi geleneksel malzemeleri ışık, ses, ekran, bilgisayar yazılımları, yapay zekâ gibi teknolojik araçlarla birleştirilmiş.  Yapay zekanın yaratma ve sanatsal beceriler gösterebilmesi fikri bana biraz korkutucu gelse de benim için ilginç bir deneyimdi. Umarım mekan güzel bir dönüşüm yaşar ve ilginç sergilere ev sahipliği yapar. Meraklılarına tavsiye ederim.  ...

Valizdeki Kedi

     Valizdeki Kedi, Göktuğ Canbaba tarafından yazılmış, Sedat Girgin tarafından resimlenmiş bir çocuk kitabı. Evinde miskin bir şekilde uyuklayıp, hayatını bu şekilde geçiren Kiki isimli bir kedinin birden kendisini Paris sokaklarını arşınlarken bulmasını anlatıyor. Sevgili Kikiciğimiz o miskin halinden kurtulup, Paris’te ne işlere bulaştırıyor patilerini.        Bir halı pisisi olan Kiki, bir anda kendini Paris sokaklarında kehanet pisisi olarak buluveriyor. Kedilerle fareler arasındaki savaşı bitirmeye çalışan Kiki, birden sorunlarını unutup Sanat Ağacı’nın hayatını kurtarmaya adıyor kendini. Sanat Ağacı üstte sanatçı kedilere, köklerinde ise farelere kendini yuva yapmış bir ağaç. Bir gün bu ağacı kesmek isteyen biri çıkıyor. Kediler fareleri, fareler ise kedileri suçluyor bu işte. Ama Kiki aslında onların ayrı olmadıklarını birlikte çalışarak ağaçlarını yani evlerini kurtarabileceklerine onları ikna etmeye çalışıyor. Kiki, kediler ve fareler birli...

Kırmızı Pazartesi

“Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 05.30’da kalkmıştı.” Bu cümle ile başlıyor Marquez’in etkileyici romanı. Cinayet romanları ile pek aram yoktur aslında fakat Marquez’in kurgusu ve dili ile keyifle okuduğum romanlar arasında yerini aldı. İşleneceği bütün kasaba tarafından bilinen fakat önüne geçilemeyen-geçilmeyen bir cinayet. Angela Vicario’nun Bayardo San Román ile düğünlerinin sabahında bir ‘namus’ cinayeti olarak Santiago Nasar’ın kurban oluşu. Pablo ve Pedro Vicario, kardeşlerinin kaybolan bekâretinin hesabını soracaklardır. Angela Vicario’nun olay hakkında hiçbir ayrıntıdan söz etmeden sadece isim vermesi olayı bir muamma halinde bırakır. Kitap bu olay çevresinde Marquez’in cinayetteki sır perdesini çözmeye çalışması etrafında gelişiyor. Victoria Guzmán, Clotilde Armenta, Cristo Bedoya ve daha birçok kişinin gözünden cinayet günü, cinayete dahil oluşları titizlikle anlatılıyor. Kitabın en dikkat çekici ayrıntısı ise...