Ana içeriğe atla

Valizdeki Kedi



    Valizdeki Kedi, Göktuğ Canbaba tarafından yazılmış, Sedat Girgin tarafından resimlenmiş bir çocuk kitabı. Evinde miskin bir şekilde uyuklayıp, hayatını bu şekilde geçiren Kiki isimli bir kedinin birden kendisini Paris sokaklarını arşınlarken bulmasını anlatıyor. Sevgili Kikiciğimiz o miskin halinden kurtulup, Paris’te ne işlere bulaştırıyor patilerini. 

    Bir halı pisisi olan Kiki, bir anda kendini Paris sokaklarında kehanet pisisi olarak buluveriyor. Kedilerle fareler arasındaki savaşı bitirmeye çalışan Kiki, birden sorunlarını unutup Sanat Ağacı’nın hayatını kurtarmaya adıyor kendini. Sanat Ağacı üstte sanatçı kedilere, köklerinde ise farelere kendini yuva yapmış bir ağaç. Bir gün bu ağacı kesmek isteyen biri çıkıyor. Kediler fareleri, fareler ise kedileri suçluyor bu işte. Ama Kiki aslında onların ayrı olmadıklarını birlikte çalışarak ağaçlarını yani evlerini kurtarabileceklerine onları ikna etmeye çalışıyor. Kiki, kediler ve fareler birlik olarak Sanat Ağacı’nı yani evlerini kurtarmak için bir plan yapıyor. Ağacı kesmek isteyen kişi Mösyö Şişgöbek’in kedisi Asil’in de yardımıyla ağacın onlar için ne kadar önemli olduğunu fark ettirip, kurtarmayı başarıyorlar. Bizlere de bu keyifli macerayı okumak kalıyor. Heyecan duygusunun da güzel bir şekilde verildiği hikayede Girgin’in çizgileriyle yarattığı illüstrasyonlar da bize eşlik ediyor. 


    Kitap, çocuklara yardımlaşmayı, fedakarlığı, birlikte çalışmayı ve daha pek çok güzel değeri hikayenin içine sığdırarak vurguluyor. Çocukların karakter gelişimine bu açıdan destek vereceğini düşünüyorum. Özellikle belli yaş gruplarında karakter gelişimi için didaktik bilgi yerine bu şekilde hikayelerle öğretim daha kalıcı olacaktır. Çok yönlü düşünme, empati, problem çözme gibi kazanımları da hikayelerle öğretmek daha pratik olacaktır. 


    Elbette çocuklar için keyifli bir kitap ama bu demek değil ki yetişkinler için öyle değil! Yorgunsanız, canınız pek bir şey yapmak istemiyorsa ya da keyifsizseniz açıp okumanızı tavsiye ederim. Hatta benim gibi fiziken işe gidip gelirken toplu taşımada ama ruhen ve zihnen Kiki’nin peşinde Paris sokaklarında bu maceraya ortak olabilirsiniz. 


Keyifli okumalar… 



Valizdeki Kedi 


Göktuğ Canbaba


Resimleyen: Sedat Girgin 


Doğan Egmont

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benküre / Planet I?

Yapay Zeka sanatına hazır mıyız? Bu sergi sayesinde haberim olan mekan Zülfaris Karaköy, Odeabank’ın dijital ve yeni medya sanatına odaklanan O’art platforumu tarafından gerçekleştirilen Benküre / Planet I? sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi eserleri, heykeltıraş  @handesekerciler  ve yeni medya sanatçısı  @ardayalkin ’dan oluşan sanatçı ikilisi  @wearehaar ’ın disiplinler arası çalışmalarından oluşuyor.   Mekanın bahçesinde bir heykel yerleştirmesi sizi karşılarken, ilk katı müziğe, üst katı ise heykel, resim ve vitray çalışmalarına ayrılmış. Sergide, mermer, cam, metal gibi geleneksel malzemeleri ışık, ses, ekran, bilgisayar yazılımları, yapay zekâ gibi teknolojik araçlarla birleştirilmiş.  Yapay zekanın yaratma ve sanatsal beceriler gösterebilmesi fikri bana biraz korkutucu gelse de benim için ilginç bir deneyimdi. Umarım mekan güzel bir dönüşüm yaşar ve ilginç sergilere ev sahipliği yapar. Meraklılarına tavsiye ederim.  ...

Kırmızı Pazartesi

“Santiago Nasar, onu öldürecekleri gün, piskoposun geleceği gemiyi karşılamak için sabah saat 05.30’da kalkmıştı.” Bu cümle ile başlıyor Marquez’in etkileyici romanı. Cinayet romanları ile pek aram yoktur aslında fakat Marquez’in kurgusu ve dili ile keyifle okuduğum romanlar arasında yerini aldı. İşleneceği bütün kasaba tarafından bilinen fakat önüne geçilemeyen-geçilmeyen bir cinayet. Angela Vicario’nun Bayardo San Román ile düğünlerinin sabahında bir ‘namus’ cinayeti olarak Santiago Nasar’ın kurban oluşu. Pablo ve Pedro Vicario, kardeşlerinin kaybolan bekâretinin hesabını soracaklardır. Angela Vicario’nun olay hakkında hiçbir ayrıntıdan söz etmeden sadece isim vermesi olayı bir muamma halinde bırakır. Kitap bu olay çevresinde Marquez’in cinayetteki sır perdesini çözmeye çalışması etrafında gelişiyor. Victoria Guzmán, Clotilde Armenta, Cristo Bedoya ve daha birçok kişinin gözünden cinayet günü, cinayete dahil oluşları titizlikle anlatılıyor. Kitabın en dikkat çekici ayrıntısı ise...