Ana içeriğe atla

Feministlere Masallar

Feministlere Masallar

    Feministlere Masallar, Atla Rapunzel'in Sırtına 6 kadın yazarın metinlerinden oluşturulmuş. Kitabın baskısı AD Yayıncılık tarafından yapılmış. Daha önce internetten gördüğüm ama baskısını bulamadığım bir kitaptı. Ailemizin sahafında (Atlas Sahaf yeni adıyla İstanbul Kelepir) görünce de hemen kaptım. Kitaptaki masalların yazarları Maeve Binchy, Zoe Fairbairns, Ivy Bannister, Mary Dorce, Leland Bardwell, Mairide Woods.  

    Kitap, çocukken sık sık dinlediğimiz masalları içeriyor ama bu masalların ne başı eskisi gibi ne de sonu. Narin ve tatlı prenseslerimiz artık prensler tarafından kurtarılmayı beklemiyor, hayatlarının iplerini ellerine alıp kendi yaşamlarına yön veriyor. Prenslerden de kimse korkusuz olmasını beklemiyor, çünkü insanlar korkabilir ve prensler de insandır. Alışılagelen sonları, toplumsal cinsiyet kalıplarının bizlere küçücük çocuklarken aşılandığı masallar sizleri de rahatsız ediyorsa gelin eski masalları yeniden yazalım. Artık prensesler kulelerinde kurtarılmayı beklemesin, prensler korkusuzca ortaya atılmasın ve masalın sonunda herkes evlenip sadece çocuklar doğurup mutlu mesut yaşamasın. 

    Masallar geçmişten günümüze hem sözlü hem de yazılı şekilde kültürün taşıyıcıları olarak hayatımızda yer alıyor. Hâl böyle olunca bu masallarda işlenen olaylar ve işleniş biçimleri de o kültürün yoğurulmasında epey etkili oluyor. Kullanılan kültür motifleri, biz farkında olmasak bile bilinçaltımızda yer edinerek bütün hayatımızı etkileyecek kalıpları zihnimizde oluşturuyor. 

    Dil, başlı başına bu anlamda oldukça etkiliyken bir de hem sözlü hem de yazılı kültürde yer alan masallar gibi metinler aslında yalnızca bireyin değil, toplumun dönüşümünde de büyük rol oynuyor. 

    Dilimizi değiştirdiğimiz zaman mücadele verdiğimiz konularda da önemli ölçüde adım atacağımızı düşünüyorum. Bu açıdan da kitabı içimde ayrı bir yere koydum. Kitapta hoşuma giden bir nokta yalnızca kadın karakterlerin değil, erkek karakterlerin de üzerinden toplumsal cinsiyet rolleri yüklerinin kaldırması oldu. Feminizmin yalnızca kadın üzerindeki baskıyı değil, erkeklerden beklentilerin ve erkeklerin üzerindeki baskıların da karşısında olduğunu çok keyifli bir biçimde vurgulamış. 

    Yaşı olmayan bir kitap hazırlamışlar. Hem yetişkin hem de çocuklara (bazı masalları okurken yaş gruplarına özel birkaç düzenleme yapılabilir) hitap edecek şekilde. Yalvaç Ural da kitabın genel yayın yönetmenliğini yapmış. 

    The Irish Times gazetesi kitap için, "Eğlendirici, arsız, cüretkar bir masallar seçkisi" demiş. 
   
    Bulması pek kolay olmayan bir kitap ama kitapçılarda bu formatta masalların yeniden yazıldığı farklı eserler mevcut, onları da inceleyebilirsiniz. 

Keyifli okumalar...🐾

Feministlere Masallar
Maeve Binchy, Zoe Fairbairns, Ivy Bannister, Mary Dorce, Leland Bardwell, Mairide Woods
AD Yayıncılık


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benküre / Planet I?

Yapay Zeka sanatına hazır mıyız? Bu sergi sayesinde haberim olan mekan Zülfaris Karaköy, Odeabank’ın dijital ve yeni medya sanatına odaklanan O’art platforumu tarafından gerçekleştirilen Benküre / Planet I? sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi eserleri, heykeltıraş  @handesekerciler  ve yeni medya sanatçısı  @ardayalkin ’dan oluşan sanatçı ikilisi  @wearehaar ’ın disiplinler arası çalışmalarından oluşuyor.   Mekanın bahçesinde bir heykel yerleştirmesi sizi karşılarken, ilk katı müziğe, üst katı ise heykel, resim ve vitray çalışmalarına ayrılmış. Sergide, mermer, cam, metal gibi geleneksel malzemeleri ışık, ses, ekran, bilgisayar yazılımları, yapay zekâ gibi teknolojik araçlarla birleştirilmiş.  Yapay zekanın yaratma ve sanatsal beceriler gösterebilmesi fikri bana biraz korkutucu gelse de benim için ilginç bir deneyimdi. Umarım mekan güzel bir dönüşüm yaşar ve ilginç sergilere ev sahipliği yapar. Meraklılarına tavsiye ederim.  ...

Valizdeki Kedi

     Valizdeki Kedi, Göktuğ Canbaba tarafından yazılmış, Sedat Girgin tarafından resimlenmiş bir çocuk kitabı. Evinde miskin bir şekilde uyuklayıp, hayatını bu şekilde geçiren Kiki isimli bir kedinin birden kendisini Paris sokaklarını arşınlarken bulmasını anlatıyor. Sevgili Kikiciğimiz o miskin halinden kurtulup, Paris’te ne işlere bulaştırıyor patilerini.        Bir halı pisisi olan Kiki, bir anda kendini Paris sokaklarında kehanet pisisi olarak buluveriyor. Kedilerle fareler arasındaki savaşı bitirmeye çalışan Kiki, birden sorunlarını unutup Sanat Ağacı’nın hayatını kurtarmaya adıyor kendini. Sanat Ağacı üstte sanatçı kedilere, köklerinde ise farelere kendini yuva yapmış bir ağaç. Bir gün bu ağacı kesmek isteyen biri çıkıyor. Kediler fareleri, fareler ise kedileri suçluyor bu işte. Ama Kiki aslında onların ayrı olmadıklarını birlikte çalışarak ağaçlarını yani evlerini kurtarabileceklerine onları ikna etmeye çalışıyor. Kiki, kediler ve fareler birli...

Yaşamak Denen Bu Zahmetli iş

Bu defa yazacağım yazı ne bir kitap hakkında ne de sergi üzerine, izlediğim bir oyundan bana kalanları paylaşacağım naçizane. Hanoch Levin’in yazdığı Nermin Saatçioğlu’nun çevirdiği Kerem Ayan tarafından yönetilen ‘Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş’ adlı oyundu izlediğim.  Devlet tiyatrolarında sergilenen bu oyunu ne yazık ki son haftasında görebildim ben. Mayıs ayı programında yok ama belki önümüzdeki dönem tekrar yer verirler. Sahneyi üç karakter paylaşıyor. Evli Leviva ve Yona, komşuları Gunkel. (Leviva Ülkü Duru, Yona Musa Uzunlar, Gunkel İşdar Gökseven) Evliliklerinde sıkılmış Leviva ve Yona’nın, artık gecelerinin bir ritüeli haline gelmiş kavgalarına dâhil oluyor bu tek perdelik oyunda seyirciler. Birbirlerini, ilişkilerini kısacası hayatlarını sorgularken gece vakti kapılarına gelen Gunkel’e karşı birdenbire aynı safha geçiyorlar. İzlerken “evlilik”, “aidiyet”, “bağlılık”  gibi kavramları düşündürüp, sorgulatırken bir yandan da güldürmeyi başarıyor. Evlendikten sonra ...