Ana içeriğe atla

Kağıttan Kediler



    Kağıttan Kediler, Selçuk Demirel'in çizimlerinin, kendisinin farklı yazarlardan yaptığı kedili seçkilerle buluşmuş hali diyebiliriz. Kitabın baskısı Yapı Kredi Yayınları tarafından yapılmış. Benim aradığım dönem piyasada bulunması biraz zordu. Ama şimdi aşağıdaki linkte stoğu bulunuyor.  

    Ben bu kitabı Ankara'da kardeşimin evine geçerken şu an ismini hatırlayamadığım bir sahaftan almıştım. Öylesine girip, uzun zamandır aradığım bir kitabı bulmak beni çok mutlu etmişti. Görünce hemen kaptım tabii ama kitabı okumam, en azından tamamını, çok sonrayı buldu diyebilirim. Ara ara kitaplığın başına gidip karıştığım bu kitabın sonunda tamamını okudum. Kitap, tam hafta sonu kahve içerken fonda hafif bir müzik eşliğinde keyif yaparak okunacak bir kitap hissi yarattı bende. Hatta sanki bir sergi geziyormuşum da ek olarak eserlere metinler iliştirilmiş gibi geldi. Koca bir sergi salonunu avuçlarımın içinde tutuyormuşum gibi. 

    Selçuk Demirel, illüstrasyonlarını keyifle takip ettiğim isimlerden biri. Özellikle bu kitabı da hem başlığı hem de içeriğiyle beni hayli meraklandırmıştı. Bir gün kendisiyle tanışmayı ve kitabımı da imzalatmayı çok isterim. Ben kitabın bir kısmını yukarıdaki bahsettiğim hafta sonu keyfine saklamış olsam da ofise gidip gelirken okudum. Kitap, beni metronun gri yolculuğundan alıp bahsettiğim keyifli bir sergi gezisine çıkardı.

    Demirel'in birbirinden farklı tarihlerde,  şehir ve ülkelerde çizdiği kedi illüstrasyonları Nazım Hikmet'ten Mallarme'ye, Oktay Rifat'tan Sait Faik'e kadar pek çok yazar ve şairin metinleri ile bir araya geliyor. Hem kedi çizimlerini hem de kedili metinleri bir arada görünce heyecanlanmamam mümkün değil. Dediğim sergi hissi de işin içine girince şu an bile bir gülümseme yüzüme yayılıyor. 

    Kağıttan Kediler, ara ara insanın eline alacağı ve içinde gezineceği bir kitap bence. Özellikle kedili çizimleri ve metinleri sevenlerin kütüphanelerinde keyifle yer vereceği bir eser. Bir kitapçıda denk gelip sayfaları karıştırırsanız ne demek istediğimi anlayacaksınız. 

Keyifli okumalar...

Kağıttan Kediler 

Selçuk Demirel

Yapı Kredi Yayınları


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Benküre / Planet I?

Yapay Zeka sanatına hazır mıyız? Bu sergi sayesinde haberim olan mekan Zülfaris Karaköy, Odeabank’ın dijital ve yeni medya sanatına odaklanan O’art platforumu tarafından gerçekleştirilen Benküre / Planet I? sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi eserleri, heykeltıraş  @handesekerciler  ve yeni medya sanatçısı  @ardayalkin ’dan oluşan sanatçı ikilisi  @wearehaar ’ın disiplinler arası çalışmalarından oluşuyor.   Mekanın bahçesinde bir heykel yerleştirmesi sizi karşılarken, ilk katı müziğe, üst katı ise heykel, resim ve vitray çalışmalarına ayrılmış. Sergide, mermer, cam, metal gibi geleneksel malzemeleri ışık, ses, ekran, bilgisayar yazılımları, yapay zekâ gibi teknolojik araçlarla birleştirilmiş.  Yapay zekanın yaratma ve sanatsal beceriler gösterebilmesi fikri bana biraz korkutucu gelse de benim için ilginç bir deneyimdi. Umarım mekan güzel bir dönüşüm yaşar ve ilginç sergilere ev sahipliği yapar. Meraklılarına tavsiye ederim.  ...

Valizdeki Kedi

     Valizdeki Kedi, Göktuğ Canbaba tarafından yazılmış, Sedat Girgin tarafından resimlenmiş bir çocuk kitabı. Evinde miskin bir şekilde uyuklayıp, hayatını bu şekilde geçiren Kiki isimli bir kedinin birden kendisini Paris sokaklarını arşınlarken bulmasını anlatıyor. Sevgili Kikiciğimiz o miskin halinden kurtulup, Paris’te ne işlere bulaştırıyor patilerini.        Bir halı pisisi olan Kiki, bir anda kendini Paris sokaklarında kehanet pisisi olarak buluveriyor. Kedilerle fareler arasındaki savaşı bitirmeye çalışan Kiki, birden sorunlarını unutup Sanat Ağacı’nın hayatını kurtarmaya adıyor kendini. Sanat Ağacı üstte sanatçı kedilere, köklerinde ise farelere kendini yuva yapmış bir ağaç. Bir gün bu ağacı kesmek isteyen biri çıkıyor. Kediler fareleri, fareler ise kedileri suçluyor bu işte. Ama Kiki aslında onların ayrı olmadıklarını birlikte çalışarak ağaçlarını yani evlerini kurtarabileceklerine onları ikna etmeye çalışıyor. Kiki, kediler ve fareler birli...

Yaşamak Denen Bu Zahmetli iş

Bu defa yazacağım yazı ne bir kitap hakkında ne de sergi üzerine, izlediğim bir oyundan bana kalanları paylaşacağım naçizane. Hanoch Levin’in yazdığı Nermin Saatçioğlu’nun çevirdiği Kerem Ayan tarafından yönetilen ‘Yaşamak Denen Bu Zahmetli İş’ adlı oyundu izlediğim.  Devlet tiyatrolarında sergilenen bu oyunu ne yazık ki son haftasında görebildim ben. Mayıs ayı programında yok ama belki önümüzdeki dönem tekrar yer verirler. Sahneyi üç karakter paylaşıyor. Evli Leviva ve Yona, komşuları Gunkel. (Leviva Ülkü Duru, Yona Musa Uzunlar, Gunkel İşdar Gökseven) Evliliklerinde sıkılmış Leviva ve Yona’nın, artık gecelerinin bir ritüeli haline gelmiş kavgalarına dâhil oluyor bu tek perdelik oyunda seyirciler. Birbirlerini, ilişkilerini kısacası hayatlarını sorgularken gece vakti kapılarına gelen Gunkel’e karşı birdenbire aynı safha geçiyorlar. İzlerken “evlilik”, “aidiyet”, “bağlılık”  gibi kavramları düşündürüp, sorgulatırken bir yandan da güldürmeyi başarıyor. Evlendikten sonra ...